Eczacıların sorunları masaya yatırıldı

8 Temmuz 2026 Çarşamba 16:27

Mersin Eczacı Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen Güney Bölge Kamu ve Özel Sektör Eczacıları Çalıştayı, kamu ve özel sektörde görev yapan 100’ü aşkın eczacının katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştay sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde, eczacılık mesleğinin farklı alanlarında yaşanan sorunlara ilişkin 12 maddelik çözüm önerisi kamuoyu ile paylaşıldı. eksiklikleri ile fiziki altyap yetersizlikleri süreçlerin etkinliğini azaltmaktadır. HBYS, İTS ve diğer dijital

Güney Bölgesi'ndeki eczacı odalarının temsilcileri ile kamu hastaneleri, il ve ilçe sağlık müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, üniversiteler, özel hastaneler ve ilaç depolarında görev yapan eczacıların katıldığı çalıştayda, mesleğin güncel sorunları kapsamlı şekilde ele alındı. Çalıştayın sonunda sonuç bildirgesini açıklayan Mersin Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Aliye Akgül, özel hastanelerde görev yapan meslektaşlarının, artan hasta yükü ve hizmet çeşitliliğine rağmen yetersiz eczacı, yardımcı eczacı ve destek personeli ile çalıştığını belirterek, “Yatak sayısına dayalı mevcut istihdam modeli günümüz ihtiyaçlarını karşılamamakta, insan kaynağı ve fiziki altyapı eksiklikleri güvenli hizmet sunumunu güçleştirmektedir. İnsan kaynağı planlaması hasta yoğunluğu, hizmet çeşitliliği ve iş yükü esas alınarak bilimsel norm kadro kriterleriyle yeniden düzenlenmeli; hastane eczaneleri için güncel hastane eczacılığı hizmetleriyle uyumlu ulusal fiziki standartlar oluşturulmalıdır. Özel hastanelerde görev yapan meslektaşlarımız, üstlendikleri sorumluluklarla uyumlu mali ve özlük haklarına sahip değildir. Görev, yetki ve hukuki sorumluluklardaki belirsizlikler ile ücretlendirme ve mesleki güvencelerdeki eksiklikler çalışma motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Görev, yetki ve sorumluluklar netleştirilmeli; mali ve özlük hakları üstlenilen sorumluluklarla uyumlu hale getirilerek yasal güvenceyle desteklenmelidir. İlaç depolarında görev yapan meslektaşlarımız, yaklaşık 31 bin eczaneye ve çok sayıda sağlık kurum ve kuruluşuna yılda 3 milyar kutu ilacın GDP kurallarına uygun şekilde depolanması ve güvenli dağıtımını sağlamaktadır. Artan iş yükü, personel ve altyapı yetersizliği ile yüksek hukuki sorumluluklar ilaç tedarik zincirini zorlamaktadır. Depo mesul müdürlerinin görev, yetki ve sorumlulukları üstlendikleri stratejik rol doğrultusunda yeniden düzenlenmeli; mali ve özlük hakları hukuki ve idari sorumluluklarıyla uyumlu hale getirilerek yasal güvence altına alınmalıdır.

 

“MERKEZ VE TAŞRA TEŞKİLATLARI ARASINDAKİ KOORDİNASYON GÜÇLENMELİ”

İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde görev yapan meslektaşlarımız açısından merkez ve taşra teşkilatları arasındaki iletişim ve koordinasyon eksiklikleri ile standart eğitim mekanizmalarının yetersizliği uygulama birliğini zorlaştırmaktadır. Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatları arasındaki koordinasyon güçlendirilmeli, mevzuat değişiklikleri düzenli eğitim ve bilgilendirme programlarıyla desteklenerek ülke genelinde uygulama birliği sağlanmalıdır. Eczacılık fakültelerinde akademisyen sayısının yetersizliği, artan öğrenci kontenjanları ve araştırma altyapısındaki eksiklikler eğitim kalitesini ve bilimsel üretkenliği olumsuz etkilemektedir. Akademik kadro planlaması güçlendirilmeli; araştırma altyapısı ve akademik teşvik mekanizmaları geliştirilerek akredite eczacılık eğitimi desteklenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumunda görev yapan meslektaşlarımız açısından SUT ve protokol hükümlerindeki sık değişiklikler ile uygulama farklılıkları iş yükünü artırmakta ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını güçleştirmektedir. Ayrıca, en temel çalışma haklarından biri olan izinlerin kullanılması nedeniyle maaşlarda ciddi gelir kayıpları yaşanması önemli bir hak kaybına neden olmaktadır. SUT ve protokol hükümlerinde uygulama birliği sağlanmalı, Medula karar destek sistemleri güçlendirilmeli ve izin kullanımından kaynaklanan mali hak kayıpları giderilmelidir.

 

“KAMU KURUMLARINDA YETERLİ ECZACI VE YARDIMCI PERSONEL İSTİHDAMI SAĞLANMALI”

 Kamu kurumlarında görev yapan meslektaşlarımız, artan görev yükü ve genişleyen hizmet alanlarına rağmen birçok kurumda yetersiz eczacı, eczane teknikeri ve yardımcı personel ile hizmet sunmaktadır. Mevcut kadroların yetersizliği, eczacılık hizmetlerinin etkin yürütülmesini güçleştirmektedir. İnsan kaynağı planlaması bilimsel ölçütlerle yeniden yapılarak norm kadrolar güncellenmeli, tüm kamu kurumlarında yeterli eczacı ve yardımcı personel istihdamı sağlanmalıdır. Kamu kurumlarında görev yapan meslektaşlarımız; ilaç yönetimi, klinik eczacılık, denetim, ruhsatlandırma, sağlık ürünlerine yönelik düzenleyici faaliyetler ve geri ödeme süreçleri gibi halk sağlığını doğrudan etkileyen kritik alanlarda görev yapan stratejik sağlık personeli olmalarına rağmen, üstlendikleri sorumluluklarla uyumlu mali ve özlük haklarına sahip değildir. Taban ödeme, teşvik ödemesi ve ek ödeme sistemindeki adaletsizlikler giderilmeli; mali ve özlük hakları görev, yetki ve hukuki sorumluluklarla orantılı şekilde yeniden düzenlenmeli, mesleki sorumluluk güvencesi sağlanmalı ve sürekli mesleki gelişim desteklenmelidir. Kamu hastanelerinde görev yapan meslektaşlarımız açısından hastane eczanelerinin fiziki koşulları ve klinik eczacılık standartlarının yetersizliği uygulama farklılıklarına neden olmaktadır. Günümüz hastane eczacılığı hizmetleriyle uyumlu ulusal fiziki standartlar oluşturulmalı, klinik eczacılık hizmetleri güçlü mevzuat desteğiyle yaygınlaştırılmalıdır.

 

“ÇALIŞTAY ÇIKTILARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Kamu hastanelerinde ilaç ve tıbbi malzeme yönetiminde dijital sistemler arasındaki entegrasyon eksiklikleri ile fiziki altyap yetersizlikleri süreçlerin etkinliğini azaltmaktadır. HBYS, İTS ve diğer dijital sistemler ortak standartlarla entegre edilmeli, tedarik süreçleri ve teknolojik altyapı güçlendirilmelidir. Kamu hastanelerinde görev yapan meslektaşlarımızın görev, yetki ve hukuki sorumluluklarının net tanımlanmamış olması ile yönetim süreçlerinde eczacı temsiliyetinin yetersizliği eczacılık hizmetlerini olumsuz etkilemektedir. Görev, yetki ve sorumluluklar netleştirilmeli; yönetim kademelerinde eczacı temsiliyeti mevzuatla güvence altına alınmalı, özellikle 500 yatak ve üzeri hastanelerde eczacı kökenli başhekim yardımcısı görevlendirilmesi zorunlu hale getirilmelidir. Bu çalıştay, kamu ve özel sektörün farklı alanlarında görev yapan meslektaşlarımızın ortak platformlarda bir araya gelmesinin; mesleki sorunların çok yönlü değerlendirilmesi, ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemli bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Türk Eczacıları Birliği'nin, kamu ve özel sektörde görev yapan eczacıları ortak akıl anlayışıyla bir araya getiren bu çalışma modelini kurumsallaştırarak benzer çalıştayları düzenli ve sürdürülebilir hale getirmesi beklenmektedir. Bu çalıştayda ortaya konulan ortak görüş ve politika önerilerinin ilgili kurumlar tarafından öncelikli gündem olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır. Mersin Eczacı Odası, çalıştay çıktılarının takipçisi olacaktır. Kamu ve özel sektörde eczacılık hizmetlerinin tüm idari muhataplarını gerekli düzenlemeleri hayata geçirmeye; Türk Eczacıları Birliği'ni ise bu ortak iradeyi sahiplenerek ilgili kurumlarla çözüm odaklı ve sonuç alıcı girişimlere öncülük etmeye davet ediyoruz” dedi.